Poster - 65

Dev karaciğer kist hidatiği: olgu sunumu

VS Erikci*, M Mert*, T Altundağ*, E Divarcı**, O Ergün**, F Tekin***, G Köylüoğlu****

*SBU, İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Cerrahisi Kliniği, İzmir
**Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı
***Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Anabilim Dalı
****İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı

Ondört yaşında erkek olgu omuz ağrısı ve epigastrik dolgunluk yakınması ile yatırıldı. Fizik bakıda üst abdomende kitle palpe edildi. Bilgisayarlı tomografide karaciğer sağ lobunu tamamına yakın kaplayan dev kistik kitle saptandı. Laparotomide 1050 ml kaya suyu aspire edilerek skolosidal solusyan (%20 NaCl) kaviteye enjekte edildi. Kist içeriği aspire edilip açılarak endokist total olarak çıkarıldı. Görünür biliyer orifisler 3/0 poliglikolik asid sütürlerle dikilerek üzerine poliglikolik asid yaması (PGA) uygulandı (Neoveil, Gunze, Osaka, Japan). Omentoplasti ve kapitonaj işleme eklendi. Ameliyat sonrasında TPN ve oktreotidi içeren medikal tedaviye rağmen 150 ml/gün debili safra fistülünde azalma olmadı. Sfinkterotominin eşlik ettiği endoskopik retrograd kolanjiopankreatografi (ERKP) postoperatif 28. günde uygulandı. İşlem sonrası fistül dramatik olarak azalarak 2. günde tamamen kesildi. Karaciğer kist hidatiğinde (KH) radikal tedavi yöntemleri arasında hepatektomi ve perikistektomi sayılabilir. Konservatif yöntemler arasında parsiyel kistektomi, omentoplasti ve kapitonaj bulunmaktadır. Geleneksel olarak 10 cm üzerindeki kistler dev karaciğer KH olarak anılsa da dev kistin boyutu hakkında fikir birliği yoktur. Karaciğer KH cerrahisi sonrası biliyer fistüller en sık komplikasyonlardır. Cerrahi sonrası fistüllerin spontan olarak kapandığı tanımlanmışsa da olguların %4-27.5'da sebat eder. Üç haftayı geçen veya günlük fistül debisi 300 ml'yi aşan olgularda endoskopik sfinkterotomi önerilmektedir. Dev karaciğer KH olan çocuklarda cerrahi sonrası meydana gelen biliyer fistülleri kontrol etmede yetersiz kalınıyorsa ERKP ve sfinkterotomi yapmak için gecikilmemelidir. Cerrahi sonrası gelişen ve konservatif yöntemlerden yeterli yanıt alınamayan inatçı biliyer fistüllerin tedavisinde ERKP ve sfinkterotomi gerekli ve yeterli bir yöntemdir.

Poster - 65

Management of giant hydatid liver disease: a case report

VS Erikci*, M Mert*, T Altundağ*, E Divarcı**, O Ergün**, F Tekin***, G Köylüoğlu****

*SBU, İzmir Tepecik Training Hospital, Department of Pediatric Surgery, İzmir
**Ege University Faculty of Medicine, Department of Pediatric Surgery
***Ege University Faculty of Medicine, Department of Gastroenterology
****Izmir Katip Celebi University Department of Pediatric Surgery

A 14-year-old boy was admitted with a shoulder pain and epigastric discomfort. A palpable mass was found in the abdomen upon clinical examination. Computed tomography (CT) scan showed a giant cystic mass occupying most of the right liver lobe. At laparotomy a volume of 1050 ml fluid was aspirated and 20% NaCl solution was injected into the cavity. After evacuating the cyst contents, the endocyst was totally extracted. Visible biliary orifices were sutured with 3/0 polyglicolic acid sutures and a polyglicolic acid (PGA) sheet (Neoveil, Gunze, Osaka, Japan) was applied to the surfaces of sutured biliary orifices in the endocyst. Omentoplasty and capitonnage was added to the procedure. External bile leakage of 150 ml/day did not decrease during postoperative period despite medical treatment (TPN, octreotide) and an endoscopic retrograde cholangiopancreatography (ERCP) with sphincterotomy was performed on the 28th postoperative day. It dramatically decreased after sphincterotomy and eventually stopped. Choices of treatment modalities in hepatic hydatid disease (HD) are radical operations including hepatectomy and pericystectomy and conservative methods including partial cystectomy, omentoplasty and capitonnage. Although hydatid cysts of 10 cm or greater in diameter are called "giant" traditionally there are no uniformly accepted criteria that define "giant". Biliary fistulas are the most common morbidity following hydatid liver surgery. Although there are reports stating that all the biliary fistulas close spontaneously after surgical treatment, they persist in 4%-27.5% of cases. Endoscopic sphincterotomy has been proposed in biliary fistula of more than 3 weeks' duration or with bile output exceeding 300 ml/day. Nevertheless, once conservative measures are inadequate, one should not be in delay to perform ERCP and sphincterotomy. If postoperative biliary fistula develops after surgical intervention it should first be treated conservatively. If it persists then the endoscopic procedures including ERCP and sphincterotomy becomes a necessity.
Kapat