Sözlü Sunum - 39

Çocuklarda koledok kistleri

BD Demirel, Ü Bıçakcı, S Hancıoğlu, E Arıtürk, F Bernay

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Çocuk Cerrahisi AD ve Çocuk Ürolojisi BD

Amaç: Çalışmamızda koledok kisti nedeni ile ameliyat edilen olguların değerlendirilmesi amaçlandı.

Gereç ve yöntem: 2007-2016 yılları arasında koledok kisti nedeni ile ameliyat edilen 10 hasta yaş, semptom, kistin tipi, cerrahi prosedür, preoperatif ve postoperatif birinci ay serum AST (aspartat aminotransferaz), ALT (alanin aminotransferaz), total ve direkt bilirubin, GGT (gama glutamil transferaz) düzeyleri açısından geriye dönük olarak incelendi.

Bulgular: Yaşları 10 gün- 11,75 yıl arasında (ortanca 2,08 yıl) olan 10 hasta çalışmaya alındı. Hastaların 8’i (%80) kız, 2’si (%20)  erkekti. Hastalardan 2’si (%20) karın ağrısı, 2’si (%20) kusma, 1’i (%10) sarılık şikayeti ile başvurdu. Hastalardan 2’sinin (%20) antenatal batın içi kist tanısı mevcuttu, 2 (%20) hasta insidental olarak tanı aldı. Yenidoğan döneminde intestinal obstrüksiyon tablosu ile ameliyat edilen 1 (%10) hasta cerrahi sırasında tanı aldı. Todani sınıflamasına göre değerlendirildiğinde hastaların 6’sında (%60) Tip 1, 2’sinde (%20) Tip 2, 1’inde (%10) Tip 3 ve 1’inde (%10) Tip 4 koledok kisti mevcuttu. Preoperatif serum AST, ALT, GGT, total ve direkt bilirubin düzeyleri 3 (%30) hastada yüksekti. Postoperatif birinci ayda 1 (%10) hasta dışında laboratuvar değerleri normaldi. Hastaların 7’sine (%70) kolesistektomi + Roux-en-y hepatikoenterostomi, 1’ine (%10) (Tip 2) kolesistektomi + kistektomi, 1’ine (%10) (Tip3) duodenotomi + kistektomi yapıldı. 1 (%10) hastaya ise kolesistektomi + koledokoduodenostomi yapıldı ancak postoperatif serum AST, ALT düzeyi yüksekliği nedeni ile yapılan manyetik rezonans kolanjiyopankreatografisinde (MRKP) anastomoz darlığı düşünülerek hepatikoenterostomi yapıldı. Trizomi 13 (Patau sendromu) ve yarık damak saptanan 1 (%10) hasta dışında hastalarda ek anomali saptanmadı. Uzun dönem takiplerinde sorun olmadı.

Sonuç: Koledok kistlerine kist perforasyonu, safra yolu obstrüksiyonu, kolanjit, pankreatit, malignite gelişimi riski nedeni ile cerrahi uygulanmalıdır. Hepatikoenterostomi en sık başvurulan cerrahi yöntemdir. MRKP, safra yoları anomalilerini ortaya koymak için faydalı bir görüntüleme yöntemidir.  Antenatal batın içi kistik kitle tanılı hastalarda koledok kisti ayırıcı tanıda akılda tutulmalıdır.

Oral Presentation - 39

Childhood Choledochal Cysts

BD Demirel, Ü Bıçakcı, S Hancıoğlu, E Arıtürk, F Bernay

Ondokuz Mayız University department of Pediatric Surgery And Division Of Pediatric Urology

Purpose: To evaluate the patients operated for choledochal cyst.

Method: Ten patients who operated for choledochal cyst between 2007 and 2016 were included in this study. Age, symptoms, cyst type, surgical procedure, preoperative and postoperative first month serum AST (Aspartate aminotransferase), ALT (Alanine aminotransferase), total and direct bilirubin, GGT (Gamma-Glutamyltransferase) levels have been studied retrospectively.

Results: 10 patients (8 (80%) female, 2 (20%) male) (10 days and 11.75 years (median 2.08 years)). 2 (20%) patients presented with abdominal pain, 2 (20%) vomiting, and 1 (10%) jaundice. 2 (20%) had antenatal intraabdominal cyst, 2 (20%) were diagnosed incidentally. During the neonatal period, 1 (10%) patient who operated for intestinal obstruction was diagnosed intraoperatively. According to the Todani classification 6 patients (60%) presented with Type 1 choledochal cysts, 2 (20%) Type 2, 1 (10%) Type 3 and 1 (10%) Type 4. Preoperative serum AST, ALT, GGT, bilirubin levels were high in 3 patients (30%). Laboratory values were normal except 1 patient (10%) in the first postoperative month. Seven patients (70%)  underwent cholecystectomy + Roux-en-y hepaticoenterostomy, 1 (10%) (type 2) cholecystectomy + cystectomy and 1 (10%) duodenotomi + cystectomy. Cholecystectomy + choledochoduodenostomy was performed in 1 patient (10%) with postoperative high serum AST and ALT levels, however hepaticoenterostomy was performed due to anastomotic stricture detected by magnetic resonance cholangiopancreatography (MRCP). Except 1 (10%) patient with trisomy 13 (Patau Syndrome) and cleft palate, no additional anomalies were detected in the patients. There was no problem in long term follow-ups.

Conclusion: Surgery should be performed on choledochal cysts with the risk of cyst perforation, bile duct obstruction, cholangitis, pancreatitis and malignancy. Hepaticoenterostomy is the most commonly used surgical method. MRCP is a useful imaging modality to demonstrate bile duct anomalies.  Choledochal cysts should be kept in mind in patients with intraabdominal cystic mass diagnosed antenatally. 

Kapat