Olgu Sunumu - 1

Travmatik üreter defektinin apandiks vermiformis ile onarımı: Olgu sunumu

S Özaydın, C Beşik, Ü Güvenç, B Karaaslan, R Alim, S Sander

Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Cerrahisi Kliniği

Çalışmamızda araç içi trafik kazasında sağ üreter kopmasına bağlı gelişen üreter defektinin apandiks vermiformis ile onarıldığı  bir olgu  sunulmuştur.

Olgu: 11 yaşında, erkek hasta geçirdiği araç içi trafik kazası sonrası götürüldüğü ilk merkezde retroperitoneal hematom, lumbosakral kırıklar nedeniyle on gün izlenmiş ardından yatak istirahati ile taburcu edilmiş. Hasta evdeki 10. günde başlayan bulantı-kusma, karında artan şişlik ve ağrı ile hastanemize getirildi. Genel durumu  orta, hafif dehidrate durumdaki hastada karın sağ yanında  lomber bölgeye doğru uzanan kitle ele geliyordu, bacaklarını uzatmada kısıtlılık ve hareketle ağrısı  vardı.  TA 130-140/80-90 mmHg  civarında seyrettiğinden Nefroloji Kliniği tarafından antihipertansif tedavi başlandı. US’de sağ böbrek alt komşuluğundan kemik pelvise dek uzanan 153x85 ve 89x90 mm’lik organize hematom, BT’de sağ psoas major kası boyunca uzanan 160x57 mm’lik organize hematom ve ilişiğinde 154x63 mm’lik, ciltaltında ise 115x25 mm’lik loküle kolleksiyon. L1-L4 sol transvers çıkıntılarda, sağ iliak kanatta, sağ pubiste, sakrumda ve koksikste parçalı kırıklar, İVP’de opak madde ekstravazasyonu görüldü.

Klinik olarak rahat olmayan hasta için ameliyata karar verildi; eksplorasyonda pelvisin intrarenal olduğu, üreterin ise üreteropelvik bileşkenin 2 cm aşağısından tam olarak koptuğu saptandı. Distal uç ortaya konulduğunda uçlar arasında  yaklaşık 5 cm’lik açıklık bulunduğu görülerek hafif gergin olacak şekilde primer anastomoz yapıldı. Ancak ameliyat sonrası giderek artan idrar kaçağı gözlenince  11. günde yeniden ameliyata alındı. Anastomozun kısmen ayrıldığı, anastomoz hattı distalindeki 3 cm’lik kesimde üreter duvarının ince ve beslenmesinin bozuk olduğu saptandı, bu kısım eksize edildi. Apandiks vermiformis hazırlandıktan sonra izoperistaltik olarak anastomoz yapıldı. Ameliyat sonrası yine olan anastomoz sızdırması 3 ayın sonunda tamamen kesildi. Postoperatif 1. yılına giren hastamızın herhangi bir şikayeti yoktur, DMSA sintigrafide işlevler sağ böbrek için %45, sol böbrek için %55 olarak bildirilmiş olup izlemi sürmektedir.

Üreter defektlerinin apandiks vermiformis ile onarımı, özellikle sağ tarafta kolaylıkla uygulanabilmekte olup üriner sistem travmaları ile uğraşan Çocuk Cerrahlarının tedavi seçenekleri arasında bulunması gereken etkin bir yöntemdir.

Case Report - 1

Repaır of traumatıc ureter defect wıth appendıx vermıformıs: A case report

S Özaydın, C Beşik, Ü Güvenç, B Karaaslan, R Alim, S Sander

University of Health Sciences Istanbul Kanuni Sultan Süleyman Education and Research Hospital, Department of Pediatric Surgery

 

Herein, we report a case of a ureter defect due to ruptured right ureter after in vehicle-traffic accident repaired with appendix vermiformis.

After in vehicle-traffic accident, an 11-year-old male patient was followed for retroperitoneal hematoma and lumbosacral fractures for 10 days in an external center and discharged for bed rest. He was, then, referred to our hospital with complaints of nausea-vomiting and increased abdominal swelling and pain on Day 10 of his home rest. His overall condition was moderate with mild dehydration. There was a palpable mass on the right side of abdomen extending toward lumbar region. He had movement-related pain with limited leg extension. His BP was about 130-140/80-90 mmHg and antihypertensive treatment was initiated by Nephrology Clinic. There was 153x85 and 89x90 mm organized hematomas extending from lower right kidney to pelvic bone in USG, 160x57 mm organized hematoma extending along right psoas major muscle with 154x63 mm collection and 115x25 mm local subcutaneous collection in CT. Segmental fractures were detected in L1-L4 left transverse processes, right wing of ilium, right pubis, sacrum and coccyx, while opaque extravasation were seen in intravenous pyelography.

Exploratory surgery revealed that pelvis was intrarenal and ureter was completely ruptured at 2 cm below ureteropelvic junction. At distal ends, there was about 5 cm gap between both ends. Primary anastomosis was done in a slightly tense manner. Due to progressively increased urinary leakage, he was reoperated on Day 11. Anastomosis was partially detached and ureter wall was thin and malnourished in the section 3 cm distal, which was, then, excised. After appendicitis vermiformis was prepared, anastomosis was performed isoperistaltically. Anastomotic leakage was completely ceased at three months. He had no complaints in the first postoperative year. Functions of right kidney were 45% and 55% on DMSA scintigraphy.

Repair of ureteral defects with appendix vermiformis is an effective method which can be easily applied on the right side and should be included among treatment options of pediatric surgeons for urinary system traumas.

Kapat