Poster - 17

İntralezyoner bleomisin uygulaması sonrası gelişen palmar hiperpigmentasyon: Olgu sunumu

R Özcan, Ş Emre, A Karagöz, G Topuzlu Tekant

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi AD

Amaç: Toraks ön duvarında lenfanjiom nedeni ile intralezyoner bleomisin enjeksiyonu yapılan 7 aylık erkek olguda ortaya çıkan palmar hiperpigmentasyonun irdelenmesidir.

 

Olgu: Prenatal tanılı sağ toraks ön duvarında kistik kitle nedeni ile başvuran olgunun klinik ve radyolojik incelemeleri lenfanjiom ile uyumlu bulundu. USG’de sağ aksiller bölgeden başlayarak göğüs ön duvarına uzanan 12x5x7 cm.lik, ince septasyonlar içeren lenfanjiom ile uyumlu kitle mevcuttu. Fizik muayenede ek patolojik özellik saptanmadı. İlk olarak 2 aylık iken 0,6 mg/kg dozunda intralezyoner bleomisin enjeksiyonu yapıldı. Takibinde lezyon boyutlarında gerileme olan olguya 3 ve 6. ayında aynı dozdan 2 kere daha intralezyoner bleomisin enjeksiyonu uygulandı. Üçüncü dozdan yaklaşık 1 ay sonra her iki el parmakları üzerinde hiperpigmentasyon nedeni ile başvurdu. Fizik muayene ve laboratuar tetkiklerinde özellik saptanmadı. Takipte bir ay sonra lezyonlarda soluklaşma izlendi. Lenfanjiom için takibi devam etmektedir.

 

Sonuç: Literatürde bleomisinin sistemik ve lokal kullanımı sonrası bildirilen cilt lezyonlarından biri de palmar hiperpigmentasyondur. Bu yan etki genellikle doza bağımlı değildir. Tedavinin kesilmesi ile kendiliğinden kaybolma eğilimindedir ve ek tedavi gerektirmez. Kliniğimizde lenfanjiom nedeni ile intralezyoner bleomisin enjeksiyonu uygulanan toplam 90 olgudan sadece birinde palmar hiperpigmentasyon görülmüştür. Lenfanjiom tedavisinde yaygın olarak kullanılan bleomisinin nadir de olsa bu yan etkiye neden olabileceği bilinmelidir.

Poster - 17

Palmar hyperpigmentation after intralesional bleomycin administration: Case report

R Özcan, Ş Emre, A Karagöz, G Topuzlu Tekant

Istanbul University Cerrahpasa Medical Faculty Department of Pediatric Surgery

Aim: This case report aimed to discuss palmar hyperpigmentation which developed in a 7-month-old male to whom intralesionary bleomycin was injected due to lymphangioma in the anterior wall of the thorax.

 

Case: The clinical and radiological findings of the patient who presented with the prenatally diagnosed cystic mass on the anterior wall of the right thorax were compatible with lymphangioma. The USG revealed a mass consistent with lymphangioma, measuring 12x5x7 cm, including thin septations and extending from the right axillary region to the anterior chest wall. No additional pathological feature was detected on physical examination. The first intralesional bleomycin injection was administered at the dose of 0.6 mg / kg when the patient was 2-month-old. Intraalesional bleomycin injection was administered two more times in the third and sixth months upon regression in the size of lesion during follow-up. Approximately one month after the third dose, the patient was admitted with hyperpigmentation on the fingers of both hands. Nothing remarkable was observed in the physical examination or laboratory tests. One month later, the lesions were observed to fade. The patient is still under follow-up for lymphangioma.

 

Conclusion: One of the skin lesions reported in the literature after systemic and local use of bleomycin is palmar hyperpigmentation. This side effect is usually not dose dependent. It tends to disappear spontaneously with the discontinuation of treatment and does not require additional treatment. In our clinic, palmar hyperpigmentation was seen in only one of 90 cases to whom intralesional bleomycin injection was administered due to lymphangioma. It should be kept in mind that, despite rarely, bleomycin, which is widely used in the treatment of lymphangioma, may cause this side effect.

Kapat