Sözlü Sunum - 33

Doğumsal Duodenal Tıkanıklıkların Cerrahi Tedavisinde İki Farklı Ameliyat Tekniği Sonuçlarının Karşılaştırılması

İ İnanç*, O Kızılkaya*, ÜN Başaran*, D Avlan**, M Pul*, M İnan*

*Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı
**Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı Edirne

Amaç

Doğumsal duodenal obstrüksiyon, yaklaşık 10000 canlı doğumda bir görülen bir  gastrointestinal sistem anomalisidir. Sebepleri arasında duodenal atrezi, duodenal web, anüler pankreas bulunmaktadır. Tedavide duodenojejunostostomi, gastrojejunostomi ve duodenoduodenostomi yöntemleri tanımlanmıştır. Gastrojejunostomi günümüzde neredeyse terk edilmiş olup fizyolojik yapıya en uygun olduğu düşüncesiyle en sık duodenoduodenostomi uygulanmaktadır. Çalışmamızda konjenital duodenal obstrüksiyon onarımında kullanılan duodenoduodenostomi ve duodenojejunostomi yöntemlerinin postoperatif sonuçlara etkisi araştırılmıştır.

 

Gereç ve Yöntem

Kliniğimizde 2006-2017 yılları arasında opere edilen konjenital duodenal obstrüksiyon tanılı hastaların kayıtları retrospektif olarak taranmış ve duodenoduodenostomi(dd)  ile duodenojejunostomi(dj) ameliyatı uygulanan hastalarda oral beslenmeye başlama ve taburculuk süresi ile post operatif komplikasyonlar istatistiksel olarak karşılaştırılmıştır.

 

Sonuçlar

19 duodenal obstrüksiyonlu yenidoğandan 2’sinin verilerine ulaşılamadığından çalışmaya dahil edilmedi. Kalan 17 hastanın 10’una duodenoduodenostomi, 7 hastaya ise duodenojejunostomi yapılmış olup seçilen ameliyat tekniği  obstrüksiyonun anatomik özelliğine göre, ameliyat esnasında cerrahın tercihine bağlı olarak  belirlenmiştir. Duodenoduodenostomi grubunda obstrüksiyon nedeni 7 hastada tip 1 atrezi iken 3 hastada diğer tiplerdi. Duodenojejunostomi grubunda 4 hastada tip 3 atrezi, 3 hastada diğer tipler saptandı. Duodenoduodenostomi grubundan 2 hasta, erken post operatif dönemde ameliyatla ilişkisiz nedenlerle kaybedilmiştir. Diğer hastalar karşılaştırıldığında iki grup arasında beslenmeye başlama(dd:  ortalama 8, dj: 6,8 gün) ve taburculuk sürelerinde(dd: ortalama 16,7, dj: 15,1 gün) istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamış ve önemli bir komplikasyonla karşılaşılmamıştıır. Ortalama takip süresi 16 aydır.

 

Tartışma

Duodenojejunostomi yapılan hastalarda kör loop sendromu ve enteral beslenmeye başlamada gecikme en sık iki komplikasyon olarak bildirilmektedir. Ancak hasta serimizde duodenojejunostomi grubunda her iki komplikasyonla da karşılaşılmamıştır. Bu veriler göz önünde bulundurulduğunda atrezik segmentlerin birbirine uzak olması, diseksiyonun anatomik olarak zor olması gibi durumlarda duodenojejunostominin cerrahi tedavi seçeneği olarak akılda tutulması gerektiği düşüncesindeyiz. Yine de  daha geniş hasta serileri ve bu hastaların adölesan ve erişkin çağa kadar takipleriyle elde edilecek sonuçların daha anlamlı olacağı açıktır.

Oral Presentation - 33

Comparison of Two Different Surgical Tecnique Results in Surgical Treatment of Congenital Duodenal Obstructions

İ İnanç*, O Kızılkaya*, ÜN Başaran*, D Avlan**, M Pul*, M İnan*

*Trakya University, Faculty of Medicine, Depertment of Pediatric Surgery
**Trakya University Medical Faculty Department of Pediatric Surgery Division of Pediatric Urology

Aim

 Congenital duodenal obstruction(CDO) is a gastrointestinal system anomaly that occurs in approximately 1:10000 live births. Among the causes are duodenal atresia, duodenal web, anular pancreas. Methods of treatment include duodenojejunostostomy, gastrojejunostomy and duodenoduodenostomy. Duodenoduodenostomy is the most commonly performed because it is thought to be the most appropriate physiological structure. The effect for post operative results of  duodenoduodenostomy(dd) and duodenojejunostomy(dj) methods used in CDO repair was investigated in our study.

 

Materials and Methods

 Records of patients diagnosed with CDO in our clinic between 2006-2017 were retrospectively reviewed and oral feeding initiation times, discharge times and postoperative complications were compared statistically in patients undergoing dd and dj.

 

Results

 2 of 19 newborns excluded because of insufficient data. Duodenoduodenostomy group was 10 patients, duodenojejunostomy group was 7. The surgical technique was chosen according to the surgeon's choice and anatomical characteristics of the obstruction. In the duodenoduodenostomy group, the cause of obstruction was type 1 atresia in 7 patients. In duodenojejunostomy group, type 3 atresia was found in 4. Two patients from duodenoduodenostomy group died in the early postoperative period due to unrelated reasons with the operation. No statistically significant difference was found between two groups in oral feeding initiation time (dd: mean 8, dj: 6.8 days) and discharge time (dd: mean 16,7, dj: 15,1 days). No significant complication was encountered. The average follow-up period was 16 months.

 

Discussion

 In patients with duodenojejunostomy, blind loop syndrome and delayed onset of enteral feeding are the two most common complications. However, both complications were not observed in duodenojejunostomy group in our cases. Considering this data, we think that duodenojejunostomy should be kept in mind as a surgical option in cases where the atresic segments are distant from each other or the dissection is anatomically difficult. Nevertheless, it is clear that the wider series of patients and the results of these patients with adolescents and adulthood will be more meaningful.

Kapat